Thursday, August 4, 2016

4 Ağustos 2016

Belki geçici birşeydir. Ellerimdeki uyuşmalar belki sabaha kalmaz. Midemdeki ağrı güneş çıktığında hatırlayamayacağım kadar uçup gitmiştir. Belki yarın yine perdeleri geri çekip camı açtığımda temiz hava soluyacağım. Belki annem hayatta olacak. Belki ben yine çocuk olabileceğim. Anneanne bakma bana öyle. Annem öldüğünden beri bana bakarken yakalıyorum seni. Biliyorsun. Konuşmadıklarımız aramızda ağır bir misafir gibi oturuyor. Yıllar öncesinden tanımam gereken bir amca gibi ağır, tütün kokuyor. Çay ikram ediyoruz ona. "Çay içmez o" diyorsun anneanne. Viski koyuyorsun bir su bardağına. "Buz istemem" diyor. Ama sen biliyorsun. Dudaklarında bir kıvrılma, o bir gülüş mü yoksa tiksinme mi çıkartamıyorum. "Yatağını hazırla" diyorsun bana mutfağa dönerken. Korkuyor musun diye bakıyorum sana. Korkmuyorsun anneanne. Öfke akıyor eteklerinden, süzülüyor, damla damla yere düşüyor. Her damla kulaklarımın içinde kocaman yankılar yaratıyor. Uzun zaman önceden gelen amca viskisini içerken süzüyor beni. "Git yatağını hazırla!" daha sert sesin. Tehlike. Tanıyorsun, biliyorsun. İşin çok bu akşam anneanne. Uyku seni terk edecek bu gece. Nöbetin var. Onu anlıyorum. Yalınayak yürüyorum annemin artık yatmadığı odaya. Çarşafları değiştiriyorum. Temiz kokuyorlar, sabun. Annemi özlüyorum. O gitmeden önce evin ışıkları daha parlak yanıyordu diye hatırlıyorum. Amca yavaş yavaş kalkıyor. Ayak seslerini duyuyorum. Odaya gelen, damlalar kadar ağır ayak vuruşları yaklaşıyor. Korkuyorum, neden korktuğumu bilmeden. Sonra senin ayakların ekleniyor damla seslerine. Önce sen beliriyorsun kapıda. "Sen çık, ben tamamlarım!" Komutların yoktur senin anneanne. Şaşkın, hepsine uyuyorum. Tatlı tatlı çikolatalı muhallebileri senin tahta kaşıklarından yaladım, senin tencerelerinde tuttu dibi, kazıdım. Sen saçlarımı okşadın akşam kabusların arasında. Sen açtın hamurları...sesinde mantılar yok artık, nefesin süt kokmuyor. Anlıyorum. Belki de bir tek şey biliyorum. Sen ne dersen onu yapmalıyım. Amca duruyor anneannenin arkasında. Boyu çok uzun, bedeni geniş. Ter kokusu karışıyor tütün kokusuna, biraz da viski sızıyor araya. Göz kırpıyor bana. Midem çöküyor, dizlerim boşalıyor, düşüyorum. Anneannem hızla dönüp gözlerini amcaya dikiyor. "Sadece eğleniyorum, yapma" Gülüyor amca şey. "Hem birisinin onu artık açması lazım...neden ben olmayayım ki...geriye kim kaldı koca karı?" Kahkahalarla giriyor annemin artık yatmadığı odaya. Onun kokusu silecek annemi, yatmamalı orada demek istiyorum, diyemiyorum. Biz taşınırız diyorum.
- 330 kelime

No comments:

Post a Comment